Babasız Çocuklar Projesi

Babasız Çocuklar Projesi

Selamı kelama bağlarken “Perdenin arkasına bakan!” kazanır diyelim…

Hem dünyada hem de ülkemizde malum ve meşhur bir gündem var  “Cinsiyet Yönelimine Özgürlük” sloganı ile kitleler meydanlarda algısı ile… Sahnede LGBTIQ olsa da perdenin arkasında hazırlanan “Babasız Çocuklar Projesi”  “Fatherless Children Project” iyi takip edilmelidir…

Pekâlâ, sormak lazım neden yaşlı dünya sapıklara sahip çıkıyor… LGBTIQ daha 2010 yılına kadar “Underground” düzlemdeydi ne masumluğu ne de meşruluğu tartışılmıyordu. Bu gün ise bu gündem ilahi dinlerin söz sahiplerine kadar indiği sosyal bir gerçeklik olarak karşımızdadır.

Kutsal kitapların tümünde  “lanetlenen” bu durumun meşruluk kazanması için küresel iletişimcilerin yardımıyla küresel güçler din adamlarına mobbing uyguluyor… Karşı çıkanların rahatı kaçırılacak; taraf olup destek verenler ise rahat ettirilecek…

Toplumsal bir paradox yaşıyoruz

Toplumsal bir paradox yaşıyoruz… Daha düne kadar formel ve informel olarak “Sapıklık” olan durumu bugün “Evet, sapıklıktır!” diyenler sapıklıkla damgalanıp linç ediliyor…

Dünya önce anaerkil sonra ataerkil sonra antaerkil şimdi ise erk ne ana ne de ata olmayı kabul etmeyen  “Mixed gender” ya da “Free Women” olanlara verilecek…Küresel ifade ile Fatherless Children Project bizim anlayacağımız  ifadeyle Babasız Çocuklar Projesihem politikacılar hem de bürokrat ve alanının uzmanı teknokratlar tarafından sıkı takibe alınmalıdır. 

Bunun en büyük etkisi tahrif olsa bile din baskısı ve gelenek baskısı ortadan kaldırılacak. Bu tarz kişilerin anı yaşayan kişilerdir. Bu kişilerde toplumsal vicdan etkisi neredeyse sıfır hatta toplumsal vicdanı kişinin özgürlükleri önünde engel gördükleri için bırakın dine ve geleneğe savaş açmayı toplumsal vicdana da savaş açacaklar.

Aile kurumu ilk savaş açılacak kurum çünkü aile kurumu sarsılmadan ne dinin ne de geleneğin baskısı ortadan kaldırılamaz. Aile kurumunu ortadan kaldırmak için çocukların yalnız bırakılması gerekiyor. Bunun için iki suçlu gerek birisi anne diğeri baba…

İlk suç babanın olacak

İlk suç babanın olacak; ilk istenmeyen adam baba… Suçu kadına karşı ayrımcılık yapmak ve şiddet göstermek… Çocuklar sürekli ana ve baba çatışması içinde büyüyecek…

Ekranlarda sürekli “Aldatma”  motif kodlu dizilerle çocuklar yaşanan çatışmanın aldatma sebebi ile olduğunu fikri güçlendirilecek. Çocuk güvenecek birileri arayacak… Çünkü annesi babasına; babası da annesine karşı güven sorunu yaşamaktadır. Evdeki bu ortamdan sıkılan çocuk sığınabileceği tutunabileceği insanlar arayacak. Aslında aramayacak sadece ve hatırlayacak… Gözleriyle ekranlarda gördükleri görseller ve kulağına gelen şarkı sözlerinin telkiniyle  “Flört” tarzı bir kurtuluş arayacak… Zamanla zihninde oluşan suçlu psikolojisi ile flört arkadaşından da annesinin ya da babasının yaptıklarının öcünü alacak…

Sürekli boşanan insanların daha mutlu evli olanların daha huzursuz olduğu kodlaması ile boşanma sürecine girecek! Aile dağılmıştır ama çocuk hala bir anne ve baba sahibidir. Bu dağılış küresel güçleri tatmin etmeyecektir. Çocuğun zihninden ve gönlünden  “Anne” ve “Baba” bu iki kavram da silinmelidir.

Aileden kopan kadın için sivil toplum kuruluşlar, finans kuruluşları ve istihdam imkânları ile kadına cazip bir yaşam tarzı teklif edilir. Bu süreçte kadın sadece denemek ister… Fakat belli süreden sonra bu tekliften geri dönüş olmayacağını anlar bu nedenle mutlu kadını oynamaya başlar içi kan ağlasa da… Kadın hem toplumsal baskıdan kurtulmak hem de dönüş kapılarını acımasızca kapattığı için kaybettiklerinin ne kadar çok olmadığına bakmadan az şeyle yaşamaya çalışır…

Küresel güçler babaya ne rol biçmiştir ?

Pekâlâ, küresel güçler babaya ne biçmiştir… Öncelikle yıllarca uğraşıp duracağı bir adli süreç ve çoğu zaman çocuğuna yaklaşmasının güvenlik güçleriyle engellenmesi baskısı ile karşı karşıyadır.

Boşanmış olmanın psikolojisi ile iş hayatı da olumsuz etkilendiği için sadece sosyal sorunlar değil ayrıldığı kadına süresiz ödediği rakamlar ile ekonomi dengesi de bozulur.

Bu psikoloji ile baba artık meşru ve masum olmayan yollar denemeye başlar. Çocuğun karşısında artık suçlu bir baba vardır. Çocuk aynı zamanda insanların sosyal medya hesaplarından paylaştıkları iyi ve zevk aldıkları anları paylaşan anne ve babayı gördükçe istenmeyen kişi olarak görür kendini…

Evet,artık o babasız bir çocuk

Evet, şimdi artık o “Babasız bir çocuk” artık ona sahip çıkmak zamanı gelmiştir. Sürekli kaybeden çocuk artık samimi maskelere aldırmadan kendine sahip çıkanlara daha fazla bağlanmaya başlar…

Seni biz okutacağız… Evet, en korkunç cümle en çok sevinilen cümle olmuştur. Oysa  “Seni biz okutacağız!”  cümlesi  “Artık bizim için çalışacaksın!” cümlesinin eş anlamlısıdır.

Amerika’da son verilere göre 19 milyon çocuk babasız ve küresel güçler güç dengesi için kendindeki olumsuz güç kaybına sebep veren şartları diğer ülkelere de modellemeye çalışır… 

Babasız çocukların sayısı  en fazla  Amerika ve Avrupa’da olmasına rağmen küresel  güçler  özellikle Müslüman toplum ve  Afrika kıtası üzerine hibelerini ve eğitimlerini yoğunlaştırıyorlar. 

Tüm bunlar bazen küresel güçlerin kendilerini meşrulaştırmak ve masumlaştırmak için yapılan teklifler olabileceği gibi perdenin arkasında yapılacak kirli işlerin başlangıcı da olabilir…

Kısacası küresel güçler şunun için çalışıyor… Küresel proje “Annesiz Çocuklar”  ve “Babasız Çocuklar “  sihirli kavram  “Dünyadaki tüm sahipsiz çocuklara sahip çıkıyoruz!”  örtük anlamı nedir? Dünyayı çocuklar üzerinden ele geçireceğiz… Silahlarla işgal edip oranın zenginliğine el koyacak takat dünyada kalmadı… Artık küresel kan emici güçler cici sözler ve janjanlı paketlerle  “İyilik Melekleri” olarak kıtaları işgal ediyor…

Gittikleri ülkelerde kimi çocukların sahip olduğu topraklarına kimi çocukların inancına kimi çocuklarında namusuna ipotek koyarak…

Çocuklar ne anasız ne babasız kalsın… Aile dağılmasın… Âdem (as)  bu yana hangi ailede sorun olmadı; hangi karı koca kavga etmedi… Kaç karı ve koca sıkıntı yaşamadı…

Elbette boşanmanın şartları gerçekleşmişse elbette aile dağılabilir ama ekran ve sayfaların kod ve motifleriyle yaptığı telkinleri gerekçe göstererek ailenizi dağıtmayın… Ve özellikle “Cinsiyet Ayrımcılığı” “Cinsiyet Eşitsizliği” gibi gerekçelerle yuva dağıtmak ahiret için ateş dünya için zillettir. Yuvanızı yıkmayın…

Elbette selam üzerlerine olsun her Âdemoğlu ve Havva kızı yaptıklarının karşılığını misliyle görecektir. Küresel güçleri sevindirmeyin evlatlarınızı onlara asker olarak yazdırmayın…

Erkek de olsa kandı da olsa sıkıntı yaşayan her sıkıntının karşılığını cennet olarak temenni ederek sabredin… Ama elbette kanınız ve namusunuz üzerine kirli hesaplar yapılıyorsa bir de akıl sağlığını kaybetmiş biri ile yaşamak zorunda değilsiniz bir an evvel boşanın…

Kavvam  olarak hem ailesine hem de ümmete  izzet ve bereket olan tüm babalara  selam olsun …

Sosyolog – Eğitimci

Ercan Harmancı

ercanharmanci@hotmail.com

Beğen  1
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir