Din Departmanı

Din Departmanı

Bürokrasi Krallığı Anatomisi…

Bürokrasi Krallığı Din Departmanı Tanıyalım mı?

Bürokrasi Krallığı, kavramını 21. yüz yılda hem de kilometre kareye göre değil metre kareye göre demokrasinin düştüğü bir zamanda krallık mı demeyin… Evet, krallık… Ülkemizin en temek sorunlarından biri Bürokrasi Krallığı sorunudur! Nedir Bürokrasi Krallığı?

Bürokrasi kavramı 16.yy başlarında kelime olarak sayfalarda yazılıp ve söz olarak dillerde dolaşsa da günümde bile o bir ergen delikanlı… Bürokrasi,kısaca“Devlet Memurlarının İktidarı”olarak tanımlayalım. Devlet memurları dediysek ayın on beşini bekleyen sürekli önünü ilikleyip “Emredersiniz efendim; anladım efendim;”  cümlelerini kendileri ve aileleri için hayat sigortası olarak gören memurlar değildir.

Üst düzey bürokratlar ne yapar?

Üst düzey memur… Memur olarak yazılsa da aslında onlar kral olarak bilinir ve tanınır… Sosyolojik olarak düşüncelerini değiştirmede en çok direnç gösteren sosyal grup üst düzey memurlardır. Çoğu bırakın düşüncesini değiştirmeyi koltuklarını bile beraberinde götürüler… Hatta çoğu eskiyen koltuklarından koleksiyon yapıp yakın bir zamanda açılacak müzayede için bekletiyorlar…

Toplum medya üzerinden hep politikacılara yüklenir. Tüm yanlışların, hatta tüm ihanetlerin ihaleleri hep politikacılara kalır. Üst düzey bürokratlar ne yapar? Koltuklarında kıs kıs altına imza attıkları o yanlışları gerekli memurlara telefon ve mail zinciri ile en ücra mezraya kadar yayılması emrini verir…

Toplumda hep şu hurafe vardır… Politikacılar bir telefon ediyor falan adamı işe alıyorlar; falan adamı da işten aldırtıyorlar… Her işin istisnası olduğu gibi bunun da istisnası vardır ama bunun çoğu şehir hurafesidir… Bu bazen kendine prestij kazandırmak isteyen acemi politikacıların “Bir telefonum yeter!” ego tatminidir.

Sıkı durun ama demokrasi sembolikbir sandığa gitme eylemidir… İnsanlar aldıkları oylarla iktidar olacaklarına, iktidar olmanın olmazsa olmazı iktidar olmak olduğuna oy verilenlerde inanmıyor…

Tek Adam Biz Varız

Ülkemiz sosyolojik olarak çok nadir yaşanan 20 yıla yakın bir % 50’lik demokratik üstünlükle politik bir başarı kazanmıştır. Hizmet anlamında Türkiye birçok gelişmiş ülkeyi de geride bırakmıştır. Hizmet üretmek ile iktidar olmak arasında doğrudan bir neden sonuç ilişkisi olmadığını yirmi yıla yakın olan süreçte gördük…

Toplumun yirmi yıldır beklentilerinin karşılanmamasının en büyük sebebi politik değil bürokratiktir… Siyaset merkezli işlemesi gereken bürokrasi yani devlet işleri ne tuhaftır ki bürokrasi eksenli işleyen politikaya dönüştü…

Bakanlıklar semboliktir ve bu atamalar bile bürokrasinin verileri ile yapılır. Bakanların bürokrasideki etkisi sadece imza atmak ve açılış yapmaktır… Çoğu bakanda ne işi emanet ettiği üst düzey bürokratı tanır ne de imza attığı iş ve işlemlerin mutfak kısmını bilir…

Ülkemizde sürekli adam kıtlığı anlamına gelen kaht-ı rical algısı ile üst düzey bürokrasi asla yeniden yapılandırılmaz. Bu algının mimarları da yine Bürokrasi Krallığı sahipleridir. Ülkemizde gerçekten bu ülkenin inancını ve maslahatlarını düşünen ve bunun için gecesi gündüzü çalışan adam sayısı öyle azımsanacak bir sayı değildir. Tek sorun var Bürokrasi Krallığı kendi düzenlerinin bozulmaması için sürekli “Tek Adam Biz Varız” rolü oynuyorlar.

Politikacılar misyon ve vizyonları gereği çok farklı düşünce değiştirebilen ve uyum sağlayabilen bir yapıya sahiptirler… Türkiye’nin gelişmesini istemeyenler öncelikle krallıklarının yıkılmasından korkan Bürokrasi Krallığı’dır!

Koltukperestlerin Bürokrasi Krallığı

İlk öncelikleri koltukperest olmalarıdır. Koltuk onlar için olmazsa olmazdır!

İkincisi kendi doğruları bile yoktur sadece kendi çıkarları vardır. Bu nedenle kimin yanında oldukları önemli değildir!

Üçüncüsü tüm gerekçeleri yalan ve iftiraya dayanır!

Üçüncüsü yok (!) Yazarsak yazacak şey kalmaz… İstisnaların hakkını teslim ederek fazla sıfatlarını yazmayalım…

Bürokrasi Krallığı en çok haberden korkar onun için haber önemlidir. Kendilerinin her düşünceye ait medyadan muhabir ve muhbirleri vardır…

Böyle bildiğimiz Bürokrasi Krallıkları var mıdır? Bundan sonra ki yazılarımızdan her bakanlık için ayrı ayrı yazma düşüncesiyle… Hayatın olmazsa olmazı bakanlıktan başlayalım. Sağlık Bakanlığı değil tabii de… Din olmazsa olmazdır… İman, hastalıkta önce gelir…

B

Bürokrasi Krallığı Din Departmanı

Evet, yapmayın kardeşim günahtır diyecek bakanlık… Ne günahlar işliyor kendileri daha iyi bilir ama sorumlulukları hatırlatma da bizim vebalimiz…

Bu krallığın önceliği Kur’an ve sünnete muhalif olmaktan daha çok kanun ve yasalara muhalif kararlar almamak… Ülkenin cumhurbaşkanını “Efendim bu konuda âlimlerimiz…” demesi gerekirken… Sürekli cumhurbaşkanının gündem ettiğini hutbeye taşırlar… Vizyonu en çok tercih eden bakanlık… Çalışanlarında öncelikle aradıkları itaat ve ses güzelliği… Yakında “Top One Imam” başlıklı etkinlik yaparlar mı korkuyorum değilim!

Âlimlerin 14 asır önce söylediklerini söyleyen çalışanlar en tehlikeli çalışanlar! Bu bakanlık Allah ve Rasulünün emir ve yasaklarına uyan bir hayatı yaşamak isteyenlerin dışında toplumun tüm kesimini memnun etmeyi kendilerine bir görev bilir!

Kendileri konuşmadığı gibi konuşan olursa neden bizden izin almadan konuştun diyerek soruşturma açmaya bayılırlar! Pekâlâ; güzel kardeşim Allah bana “Diyanetten izin aldın mı” diye soracak mı?

Âlimlerin bile ittifak etmediği sigara konusunda “jet Fetva” yayınlarlar ama Allah ve Rasulünün sınırları hakkında soru sorulunca “Cimer” üzerinden cevap veriler… Benim “Öğrencilerin beden eğitimi dersinde giydikleri eşofman Kur’an ve Sünnete göre setri avrete uygun mu?” şeklinde sormuş olduğum soruya konu ile kurumumuzun ilişkisi olmadığı için yaşadığınız sorunla ilgili sorunuzu ilgili bakanlığa iletin… Anlamadığımdan soru yorum “Nasıl, yani her bakanlığın ayrı dinimi var?”

Son olarak bir Müslüman olarak bir şey kanıma dokundu… Papa bile “Cinsiyet olarak kadın ve erkek vardır. Bunun dışında insanların cinsel tercihte bulunmaları fıtrata doğaya aykırıdır!” şeklinde “Cinsiyet Ayrımcılığı Projesi” taraftarlarına cevap vermesi ama İslam’ı temsil eden din işleri başkanlığının bu konuda tek kelime söylememesi…

Söylerim söylemem krallık benim değil mi diyorsunuz… Özür dilerim…

Bir korkum daha var! Amerika’da olan El-Fatiha Vakfı gibi bir gün “Bizim inancımız da Cinsiyet Ayrımcılığı Projesi ile kendilerine saygı duymamızı isteyen LGBTIQ kardeşlerimize de saygı duymamızı emreder!” denir mi?

Yok, öyle bir vakıf sen ne demeye çalışıyorsun diyorsanız Bürokrasi Krallığı’nın Din bölümünde çalışan teknokrat ve bürokratlar lütfen Google “Al-Fatiha Foundation” yazsın ve araştır…

Hakkı eğip bükmeden söyleyen münkir olana kilit; maruf olana da anahtar olan tüm üst düzey bürokratlara selam olsun…

Ercan Harmancı

Eğitimci – Sosyolog

ercanharmanci@hotmail.com

Beğen  1
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir