Toplum Değil Ümmet Olmak!

Toplum Değil Ümmet Olmak!

 

İçimizden sessizce bir besmele çekip okuyanların bulunduğu arza ve semaya sesli bir şekilde “Selamun aleykum” diyerek başlayalım… Nasip olduğu kadar bu siteden dertleri aynı olan Muhammed Ümmeti’nin  eğitimcilerine ve gençlerine ama evvela nefsime hatırlatmalarda bulunacağım…

Kaybedilen bir şey varsa ve o bizim için önemli ve öncelikli ise o zaman unuttuklarımızı hatırlamadan başlayamayız. İlk hatırlamamız gereken Allah’ın (cc) bize emrettikleri ve yasakladıklarıdır. Sonra Allah Rasulünün emir ve tavsiyeleri ve sonra ayetleri okurken “bir zamanları hatırla” emriyle hatırlamamız gereken resul ve nebiler…

Sonra mı sonra aynı zaman ve toplumun insanları olan ve hep bize Allah’ın (cc) rızasını kazanmayı hatırlatan rol model insanlar… Bu süreç takip edilmeden insanlar sadece toplum olur ama bu aşamaları olması gerektiği şekilde takip edenler de ümmet olur. Toplum olmak yetmez. Müslümanlar olarak ümmet olmalıyız. Gençlerin ve eğitimcilerin olmazsa olmazı ümmettir.

Tarih Ümmet İle Başlar…

Ümmet olmak için iki derse ihtiyacımız var. İlki tarih diğeri coğrafya… Tarihini ve coğrafyasını kaybeden toplumlar hızla asimile olurlar. Ülkemizde bu ümmetin gençlerine asra yakın zamandır ya Cumhuriyet dönemi tarihi ya da Avrupa ülkelerinin tarihi okutuldu. Coğrafya denilince de ya ülkemizin bölgelerin dışına çıkamadık ya da hiç görmeyeceğimiz kadar uzak coğrafyalar tanıtıldı.

İnsanları, değerler dünyasından koparmanın yolu tarih bağlarından koparmaktır. Bırakalım ümmetin gençlerini eğitimciler bile buna bende dâhil inancımızın tarihinden uzak yaşıyoruz. Gençliğin geçmişle bağını koparmak demek dikiz aynası olmayan bir araçla yola çıkmak demektir.

İmam Hatip Liselerinin müfredatında bile Kuran’ın bize hatırla dediği resul ve nebileri bilmiyoruz. İmam Hatip öğrencisi hatta öğretmeni ümmet coğrafyasını sadece ekranlardan haber olarak duyuyor. Coğrafyada ülkeler arasında çizilen sınırlar gönüllere de aşılmaz duvarlar ördü. Ve bu ümmetin gençlerini ümmetin diğer toplumlarından soyutlamak için sürekli ırk aidiyetine vurgu yapıldı.

Okumak İçin Zamanın Var mı?  Adalet mi (!)

Aziz Ümmet…

Aziz olan ümmet, aziz olan sınırlarla çevrilmiş millete dönüştürülmüş. Milletin yaşadığı tarihsel olaylar mitleştirilerek insanlar inançlarının sosyal gerçeklerine yabancılaştırıldı. Zihnime gelen ilk örnek Kurtuluş Savaşı ya da Çanakkale Savaşı öncelenip zihinlere kodlandığı kadar Bedir ya da Uhud Savaşı öncelenmemiş ve kodlanmamıştır. Buradan elbette Çanakkale Savaşı önemli değildir anlamı çıkmaz…
İmam Hatip liseleri sürekli vizyon eksenli çalışmaları öncelemektedir. Akademik başarı önceliği ve bu akademik başarıya endekslenen beklentiler. Elbette akademik başarı olmalı ve istenmelidir ama öncelikli hale getirilmemelidir.

Ümmetin gençleri batı değerler dünyasında hatta daha açıkçası dinlerarası diyalog düşüncesinden ithal edilen “Değerler Eğitimi” ile bir belirsizliğe sürüklenmektedir. Ülkemizde yıllardır hemen hemen her özel ve kamu eğitim kurumlarında verilen değerler eğitimi kazanımları iyi bir Müslüman olmak olarak belirlenmemiştir.

Ümmet olmak için bu ümmetin gençlerine mutlaka resul ve nebilerin mücadeleleri ders olarak konulmalıdır ki ümmetin gençleri nasıl bir geçmişe sahip olduklarını tanımalılar ve bu sorumluluğu taşıyacak bilince kavuşturulmalıdır.

Ümmet olmak için bu ümmetin gençlerine mutlaka bu ümmetin yaşadığı coğrafyanın bilgisi ders olarak okutulmalıdır. Coğrafi sınırların din günü hesap verirken mazeret olmayacağı bilincine ulaşmalıdırlar. Ümmetin dili olan Arapça akademik başarı ölçmek için ya da yarışmalarda anlık alkışlar için değil ümmet ile iletişim kurmak için hatta inançlarını içselleştirmeleri için öğretilmelidir.Salt şekilde bir din eğitimi bilinç değil en iyi anlamda bilgi kazandırır ve bilinç haline dönüşmemiş bir bilgi insanı eyleme değil eylemsizliğe ve mazeret üretmeye iter.

Önce ümmet bilinci kazanmak için “Ümmetin eğitimcileri ve ümmetin gençleri olarak ne yapabiliriz?” ile başlayalım. Bu soru ile yola çıkıp elimizden geleni yapmak için öncelikle Rabbimize sonra bu ümmete verilmiş bir ahitleşme olsun…

Okumak İçin Zamanın Var mı?  Sınav Hurafeleri Var mıdır?

Bir eğitimci ve sosyolog olarak bu alanda yazdıklarımın öncelikle kendimin ve okuyanların cennetine vesile olacağını düşünerek bu alanda elimden geleni yapmaya çalışacağım. Fakat ümmetin yapılacakları bunlarla sınırlı olmayacağı hepimizin malumudur. Kim neyi yapabiliyorsa onu yapmak için dönüşü olmayan bir yola koyulmalıdır. Yapmamız gerekenleri nebevi bir yöntemle yaparsak ümmet olarak kazanacağız, Allahkorusun, kendi başımıza “ben öyle düşünüyorum” diyerek yaparsak ümmet olarak kaybederiz… Ve Allah’ın (cc) rızası gözetilerek yapılan her eksik olsa da eylem makbul, mebrur ve mebruktur…

Selamı kelama bağlarken ümmetin gençlerine ve ümmetin eğitimcilerine selam olsun…

Eğitimci-Sosyolog
Ercan Harmancı
ercanharmanci@hotmail.com

74 total views, 3 views today

0 Paylaşımlar
Beğen  2
Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir